Etiket arşivi: Tuğçe nida sevin

Çevirmen Söyleşi: SINIRLARI ZORLAMAK || Çevirmen: Tuğçe Nida Sevin (Konuşan Kitaplar ile Blog Tur)

Herkese Merhaba!
Bugün biricik arkadaşımın çeviridiği ve sizin Tuğçe'nin Kitaplığı blogu ile tanıdığınız "Sınırları Zorlamak" kitabının çevirmeni Tuğçe Nida Sevin ile keyifli bir sohbet yaptik 🙂
Onunla ne kadar gurur duyduğumu kelimelere dökmem mümkün değil..! Kitabin muhteşemliği ile canim arkadasimin profesyonel çalişmasi bir araya gelince ortaya mükemmel bir kitap çıkmıs 🙂 
Sevgili arkadaşım başarılarının devamını diliyorum. 🙂 Şimdi sorularimiza gelelim, neler neler söylemiş Tuğçe bize ^.^

1- Ben seni ziyadesiyle tanıyorum, ama tanımayan arkadaşlar için bu ilk soruyu sormam şart, kimsin sen? 🙂 Çevirdiğin ilk kitap Aspendos Yayınları' ndan çıktı. Peki bundan önce neler yapıyordun bize kısaca bahseder misin? 🙂 

Kendimi tanıtayım, hımmm… sanırım bu benim için en zor sorulardan biri, insan ne der ki? Bir gün bir söyleşi konuğu olacağımı hiç düşünmemiştim. Blogumu takip edenler bilir tam bir kitap delisiyim, öyle ki boş her anımda okurum ya da bir şeyler yaparken imkânım varsa dinlerim. Evliyim, altı yaşında bir kızım var, editörlük ve şimdi bir de çevirmenlik yapıyorum. Tuğçe’nin Kitaplığı kitap blogunun sahibim. Bir buçuk sene öncesine kadar yabancı sitede kitap haberleri, incelemeleri ve söyleşileri yazıyordum, sonra eşim niçin kendine bir blog açmıyorsun dedi ve bir baktım ben ne anlarım o işten diyen insan bir süre sonra tüm vaktimi bloga verir oldum. İnanılmaz güzel tepkiler aldım hem takip edenlerden hem de yayınevlerinden ve hayalimi gerçekleştirebilmek için bir cesaret geldi, işi gücü bıraktım ve kendim için çalışmaya başladım. Sonra da bir şekilde buradayım işte.

Kitap Yorum: SINIRLARI ZORLAMAK || Çevirmen: Tuğçe Nida Sevin (Konuşan Kitaplar ile Blog Tur)

Herkese Merhaba!!!

Ben 2 küsür senedir yorum yazıyorum ama ilk defa bir kitabın yorumunu yazarken bu denli zorlandım. Blog Tur yayını kaçta başladı ve bu yoruma kaçta geçiyorum. Defalarca sildim tekrar yazdım bu yorumu umarım bir şeyler anlayabilecek bu yorumu okuyanlar…
Öncelikle bu kitabın benim için neden bu kadar zorlayıcı olduğuna, neden bu kadar kıymetli ve duygusal anlarla dolu olduğunu anlatmak istiyorum çok kısaca.

Kesin tarihinden emin olmamak ile birlikte 2 seneye yakın bir süre önce tanıştığım ve bu dünyadaki tam zıttım olduğuna kesin kanaat getirdiğim (getirdiğiniz) Blog-Twins çalışmasından iyi tanıdığınız, Küçük Kız'ın başının belası (artık bu söz çok yerlere düştüğünden kullanmak istemesemde) biricik blog ikizim, Tuğçe'nin Kitaplığı'nın çevirisini okudum. Tam 2 seneye yakın süre evvel Kadiköy'de oturup konuştuğum ve bir raslantı üzerine tanıştığım, defalarca çevirmenlik ile konuştuğum olması başlaması o cesaretin gelmesi için konuştuğum arkadaşım sonunda ilk çevirisi ile geldi.