Etiket arşivi: Kitap yorum

Kitap Yorum: SONSUZA KADAR || Judith McNaught

Kitap Adı: Sonsuza Kadar

Yazar: Judith McNaught

Orjinal adı: Once and Always 

Birçok türde sayısını hatırlamadığım kadar çok kitap okumuş biri olarak tarihi aşk romanlarının bende bıraktığı tadı ve zevki başka hiçbir kitaplarda bulamadım ne yazık ki. 


O dönemin atmosferi mi artık, biz kızlardaki kabarık balo elbiseleri, prenseslik sevdası ile  yakışıklı prens aşkından mı emin değilim, bende hep ama hep ayrı bir yerde olacak bu türdeki kitaplar.

Bu haftaki yorum konuğum, yıllar önce tanıştığım üzerine okuduğum yüzlerce kitaba rağmen hala "baş ucu kitabı " olan uzaylı olduğundan şüphelendiğim, "o kadın insansa biz neyiz?" diye sorguladığım doğa üstü yaratık Judith McNaught tarafından kaleme alınan "Sonsuza Kadar" romanı…

Eğer hala bu kadını duymayan insanlar var ise rica ederim sessizce, parmak ucunda ortamdan uzaklaşın =D Hatta biryerden gidin atlayın, yaşamayın daha bu utançla =D

"Sonsuza Kadar" kitabı ve Jason ile aramdaki özel bağı nasıl anlatabilirim, bunu nasıl kelimelere dökebilirim emin değilim. Benim ciddi problerim olduğunui normal olmaktan çok uzak bir insan olduğumun zaten farkındayım =D Hatta bunu siz bile biliyorsunuz, bir sır değil yani. Bu ruh hastası halimden dolayı sanrım, sorunlu, arızalı ters ve aksi adamlara karşı zaafım var =D Bu zaafımın açığa çıktığı adam ise Jason Fielding!

Hadi kitabımızı konuşalım birazda kafa karıştırmamak için karakter karakter gidelim;

Kitap Yorum: SIR || Julie GARWOOD – HİSTORİCAL HUNTERS 1. ETKİNLİK (Rüya KIZ)

SIR || Julie Garwood

Historical Hunters adı altında oluşturduğumuz Blog ekibin ilk yazar incelemesi, severek okunan ve bizlere göre İskoç beylerinin annesi olan JULİE GARWOOD…

Kendimizce en doğru kararı verdiğimiz ilk misafirimizi tekrar tekrar okumaktan büyük heyecan duyduğumu dip not olarak kayda geçirmeyi görev bilirim..
Yaklaşık dört yıl önce başladığım TARİHİ AŞK ROMAN sevdama en büyük katkıyı JG eklemiştir. Tahmini olarak okuduğum altı yada yedinci kitap olur kendisi ve bu yüzden bende ki yeri diğer yazarlara nazaran bir başkadır. 
Ve doğal olarak arkası da çorap söküğü gibi gelmeye devam etti..
Ne iyi de etti 🙂
Kitapların paylaşımlarını kendi aramızda yaparken ( Blog dostlarım bu bir itiraftır! ) açıkcası hepsinde gözüm kaldı ben onların da yerine okuyabilirdim aslında..

Ama benim payıma düşen okuduğum üçüncü JG romanı SIR kitabı oldu. 
Geçmişe yolculuk gibi geldi bana ve uzun zamandır görmediğim dostlarımla kısa süreli hasret giderdim.

SIR kitabı 3 kitaplık seriden oluşuyor ve gönül isterdi ki bir dördüncü kitap daha olsun. Nedenini karakterlerimizi okuyanlar bilir. Bizde kendimiz yazdık son kitabı… 🙂
Highlands' Lairds adı altında toplanan bu 3 güzel hikayenin birinci kitabı;

1. SIR (Şuan okumaktasınız:)
2. FİDYE (Kitap Yorumu için tıklayınız)
3. AŞK SENİ DE VURUR (Kitap Yorumu için tıklayınız)

Son kitap ile seri tamamlanıyor ve her bir karakterimizle ilgili gelişmeleri okumaktan ayrıca büyük keyif alıyoruz.. 

Dip Not: Seride 2. Kitabın incelemesi için illedekitap! bloguna lütfeeeennn 

Hikayemizin konusuna gelince;

Judith çocukluk arkadaşına doğumunda yanında olacağına dair söz vermiştir. Tek sorunun bir İngiliz olduğunu düşünür ama açık sözlülüğü deli cesareti çok konuşması başına olmadık sorunlar getirir. 

Kızımıza not: Korkusuz kızımız düşman topraklarına kız kardeşi saydığı arkadaşı için bile gitmeyi göze alabiliyorsa başımızın üstünde yerin var bacım….  

Arkadaşı Frances Catherina’nın doğumuna az kalmıştır ve bir an önce Judith’i yanına istemektedir. Sınırın geçileceğinden bu görevi Maitland bey’i Iain Maitland üstlenir
Iain karşısında sözünden dönmüş bir leydi beklerken gördüğü manzara karşısında adeta büyülenir. 

Üstelik İskoçya topraklarına bir an önce gitmek için heyecan duyan bir leydi ile karşılaşır.
Iain sekiz gün süren yolculuk boyunca kendini Judith’in çekiminde bulur.

Aşka inanmayan sevgili bey’imiz Iain, kardeşinin karısı için “Cehennem ateşlerinde yürümesini” o kadar gülünç bulur ki o duruma düşmemek için kendine söz verir.
Judith İskoç tapraklarına geldiğinde İngiliz olduğu gerçeği hoş karşılanmaz. Her ne kadar Iain ve adamları tarafından kabul edilse de kendini daha çok insana kabul ettirmek için uzun yol kat etmesi gerekmektedir. 
Üstelik sakladığı SIR yüzünden gönlünü kaptırdığı Iain’a daima uzak kalacaktır.

Peki bu SIR onların evlenmelerine, birbirlerini sevmelerine engel midir? 
Bu SIR’ın azılı düşmanları ile ilgili olması Iain’ı durduracak mıdır?
Ve Iain “Cehennem ateşlerinde yürmeyi” göze alabileck midir?
Bunların hepsi kitabın içinde saklı.

Kitap Yorum:Ateş Serisi Karen Marie Moning ( Yorumlayan Rüya Kız)

Yaklaşık iki yıl önce “Bu seriyi okumalıyım” 
diye başlayan sayıklamalarımın ardından bir bakmışım ki ilk üç kitabı almışım….
Sonraki serüvenim ilk üç kitabı okuyup, üçüncü kitabın sonuna dahiyane bir final yapan yazarı protesto etme amaçlı rafa kaldırdığım doğrudur…. 
Sonrası mı? El mahkum  okuduk 😀 (merak merak başka bir şey değil)
Dördüncü kitabı da su misali okuyup yuttum. 
Ama sağolsun yazar yine yeni yeniden bana bir sürpriz son hazırlamış ve araya koyduğum kitabı bile yarım bıraktıracak şekilde aklımı kurcaladığı için 
final kitabını da okuyup bitirdim…. 
782 sayfa su gibi okunmadı ama üç günde bitti gitti…..
Ateş serisi

 Dip not: üç gün benim için uzun bir zaman, hemdeee çoook uzun…

___bitirdim de iyi mi ettim o kısım tartışılır !

Kitabın kahramanlarını yada önemli varlıklarını tek tek anlatmak gibi hataya düşmeyeceğim, zira yazar bile bunu açıklamak için on sayfa kullanmış. Bu yüzden esas kızımız ve esas oğlanımızla yola devam edeceğim. Tabi arada gözdelerim de olacak 🙂
___Serinin diğer yorumları için bir zahmet…..  Tıklayınız

Dördüncü kitabımız RÜYA ATEŞİ’nde  hala kim kimdir neyin peşindedir, dünya bu kaosun içinden nasıl çıkacaktır soruları devam ediyor… Elbet soruların cevabını bulmak MacKayla Lane’nin işidir. Ve bu konuda Jericho Barrons dan her hangi bir yardım görmemeye devam etmektedir. Gerçi her beladan Kayla’nın kıçını kurtaran Barrons olsa en büyük gizem hala üstünde dolaşmaktadır…

Seri boyunca en merak ettiğim karakter Barrons oldu. Kitabın içinde bahsi geçen her varlığı kondurdum kendisine ama her defasında elim boş okumaya devam ettim…
İtiraf etmeliyim ki en kötü karakter bile dedim ama nafile, adam bildiğiniz kapalı kutu…
___Sonra anladım ki gerçekten kapalı kutu 😀

Dördüncü kitaba MacKayla’nın içine düştüğü durumdan nasıl kurtulacağını okuyarak başlıyoruz ve elbette işe Barrons el atıyor.  Her ikisi de bu durumdan memnun mu???? Kesinlikle ve kocaman bir EVEEEEEETTTT…..
Başlarına gelen olayları anlatmak için çırpınıyorum bu bir gerçek ama anlatırsam spoilerin en babasını vermiş olacağımdan bu anda SUSmak en iyisi….
Sadece Kitabın sonunu okuduğunuzda –ki yorumun başında yazmıştım- beşinci ve serinin son kitabına eliniz ister istemez gidecek ve kaldığınız yerden okumaya devam edeceksiniz garanti edebilirim…
___tecrübe edinilmiştir 🙂

Ve gel gelgelim beşinci kitap GÖLGE ATEŞİ’ne…
Yayınevi değişikliğinden olduğunu düşündüğüm bazı çeviri hataları ve varlık anlamları yerlerini değiştirmiş, her şeyin başlangıcı olan Sinsar Dubh kitabı, KİTAP özel ismini almış ve Barrons’un ha bire “Aman Ya Rabbi” demesini okuyup dursak da okumaktan yine keyif aldım…
Kayla’nın Sidhe kahini yeteneklerini ve geçmemesi gereken Sİlver aynalardan geçebilmesi ve kitabın ısrarla Kayla’yı araması, bilinmezliklerle aynı hızla devam ediyor…
Şimdi güçlerine bir de harfler eklenmiştir. Ve bu harfler neyi temsil ediyor hepsi kitabın içinde saklı. Ve çok şükür Jericho Barrons’un n olduğunu yada ne olmadığını bu kitabın finalinde öğreniyoruz…
Dip not: en büyük kazığı V’lane den yediğimiz doğrudur… (tamam biraz spoiler oldu ama yazmadan geçemedim.)
782 sayfa nasıl bitti anlamadım. Ben ki evde kitap okumaya fırsat bulamayan bir okurum, o vakitleri saklandıkları yerden çıkartıp kullandım…
Tavsiye edermiyim? Ahhhh ayıp ediyorsunuz ama ! tabiî ki TAVSİYEMDİR…. 🙂
Kısaca konu…

Yıllar yıllar önce Unseliee Kralı ve Seelie kraliçesi nin arasına Kralın Cariyesi girer. Kral Cariyeyi Fae’ye dönüştürmek için elinden gelen her şeyi yapar. Onu Beyaz Köşk de saklar. Daha sonra ki rivayetlere göre Kraliçe Cariye’yi öldürür. Kral içinde ki tüm kötülükler bir kitabın içine saklar. Sinsar Dubh denilen bu kitap günümüzden yirmi küsür yıl önce kaçmış ve duvarlar yıkılmıştır. İnsanların özünü çeken Gölgeler, gergedan başlı Unselieer dünyayı yok etmeye başlamıştır.

Kitap bulunacak ve yaratılış şarkısı tekrar söylenmelidir ki dünya bu kaos dan kurtulabilirsin. Kitabı isteyen ve peşine düşen bir sürü grup olmasına rağmen ( Fae prensleri, İskoçya klanları, Sidhe kahinleri ve tabiki Jericho Barrons) Kitap sadece MacKayla Lane’nin peşindedir…

Ve hikaye bu konu etrafında dönüp duruyor efenim.
İşin güzel yanı serinin yan serisinin de olması ve kitabın içinden sevdiğimiz Mega hızlı Dani O’Malley’i konu alıyor.. En kısa sürede onu da okumak dileğiyle…
  Seri Sıralaması…

             1.Kitap:  İNTİKAM ATEŞİ
    2.Kitap: KAN ATEŞİ
          3.Kitap: KARANLIK ATEŞ
    4.Kitap: RÜYA ATEŞİ
     5.Kitap: GÖLGE ATEŞİ
Sevgiler

Rüya Kız