Etiket arşivi: Felsefe

Arthur Schopenhauer Kitapları Part 2

7d5f7110-2db3-484f-9a75-5f8b77453ccc-1
Hayatınız öncelikle bakır bozukluklarla yapılmış bir ödemeye benzer; bizim bu ödemeye karşı bir alındı makbuzu vermemiz gerekir; bakır bozukluklar günler, alındı makbuzu ölümdür. (…) Zamanın bizi telaş içerisinde biteviye koşturup durması, bize asla nefes alma imkânı sunmaması, elinde kamçıyla buyurgan bir işveren gibi hepimizin tepesinde beklemesi ile hayatımızın bir azap ve işkenceye dönmesi arasında en küçük bir bağ kurma imkânı yoktur. Zaman ancak can sıkıntısının cenderesi içinde kıvrananların başına bela kesilmez ve onları sık boğaz etmez. (…) Varsayalım insan soyu kaldırılıp her şeyin kendiliğinden gelişip olgunlaştığı, sütlerin balların yerden kaynadığı, yiyeceklerin dallarından koparılmayı beklediği; herkesin gönlünden geçirdiğini hiç vakit kaybetmeksizin önünde bulduğu ve elde etmekte hiç güçlükle karşılaşmadığı Utopia ülkesine götürüldü; o zaman ne yapardı bu insanlar? Ya can sıkıntısından ölürlerdi, ya kendilerini asarlardı ya da olmadı birbirlerine düşerler, kavga dövüş birbirlerini boğup öldürürlerdi.
PDF-Kitap-indir-300x68

Arthur Schopenhauer Kitapları Part 2

7d5f7110-2db3-484f-9a75-5f8b77453ccc-1
Hayatınız öncelikle bakır bozukluklarla yapılmış bir ödemeye benzer; bizim bu ödemeye karşı bir alındı makbuzu vermemiz gerekir; bakır bozukluklar günler, alındı makbuzu ölümdür. (…) Zamanın bizi telaş içerisinde biteviye koşturup durması, bize asla nefes alma imkânı sunmaması, elinde kamçıyla buyurgan bir işveren gibi hepimizin tepesinde beklemesi ile hayatımızın bir azap ve işkenceye dönmesi arasında en küçük bir bağ kurma imkânı yoktur. Zaman ancak can sıkıntısının cenderesi içinde kıvrananların başına bela kesilmez ve onları sık boğaz etmez. (…) Varsayalım insan soyu kaldırılıp her şeyin kendiliğinden gelişip olgunlaştığı, sütlerin balların yerden kaynadığı, yiyeceklerin dallarından koparılmayı beklediği; herkesin gönlünden geçirdiğini hiç vakit kaybetmeksizin önünde bulduğu ve elde etmekte hiç güçlükle karşılaşmadığı Utopia ülkesine götürüldü; o zaman ne yapardı bu insanlar? Ya can sıkıntısından ölürlerdi, ya kendilerini asarlardı ya da olmadı birbirlerine düşerler, kavga dövüş birbirlerini boğup öldürürlerdi.
PDF-Kitap-indir-300x68

Üç İsa – Aytunc Altindal Dini E Kitap İndir Oku Pdf

Üç İsa, Katolik Kilisesi’nin Teleolojik İsa’sı ile kesinlikle bağdaşmayan, Kutsal Metinler’deki Teolojik İsa’ya ve “misyonuna” dışsal/seküler/dünyevi bir bakış… Özellikle “yerleşik/örgütlü” dinin temsilcisi Katolik Kilisesi tarafından İsa’ya yüklenen “hurafelerin” ayıklanması girişimi…

Aytunç Altındal Üç İsa’da tarihsel ve7veya mitolojik İsa’yı değil, bir bakıma İsa’nın yaşantısının diyalektiğini, Tanrı-Bilim eğitimi ve perspektifiyle ele alıyor. Türkçe’ye eksik ve yetersiz olarak laik ya da çağdaş diye çevrilen sekülerik anlayışının, Ateizm’den, Laiklikten, Çağdaşmacılık’tan farklı olan boyutlarını gösteriyor. İsa, Musevi olmasına rağmen bu kapalı-devre işleyen ve bir din olmaktan çok, bir “varoluş tarzı” sayılabilecek olan yapıya getirdiği seküler yeniliklerle tanımlanıyor.

İngiltere’de, 1992 yılında İngilizce olarak yayımlandığında Müslüman bir araştırmacının, İslami olmayan bakış açısı ile Hıristiyan Teolojisi’ni içinden irdeleyen Üç İsa, dünyadaki çeşitli ilahiyat fakültelerinin literatürüne girdi ve yardımcı ders kitabı olarak kabul edildi.

Araştırmacı ve sorgulayıcı bir gözle okunması gereken bir ilk kitap…