Aylık arşivler: Ağustos 2012

KALBİMİN TEK SAHİBİ

  Kitabın yarısındayken bu kitabı asla sevemeyeceğimi düşündüm. Özellikle erkek karakter Falcon sinir krizine girmeme sebep oldu. Ama kitap hakkındaki düşüncelerim kitabı bitirdiğimde farklı bir boyuttaydı. Karakterler çok gerçekçiydi. Falcon karakterine sinir olmamın sebebi diğer tarihi aşk romanlarındaki karakterlerden farklı olarak zayıf yönlerinin bulunmasıydı.  

  Diğer tarihi aşk kitaplarından farklı olarak konunun işlendiği dönem hakkında çok bilgi veriyordu. Özellikle o dönemde kadınların bir mal konumunda olmasını fazla dramatize etmeden anlatması çok hoşuma gitti. Kitapta Yurtsuz John ve Robin Hood’da var. 

  Tarihi aşk sevenlerin ve aşırı tenselliğin olduğu kitaplardan rahatsız olmayacağını düşünenlerin okuması gereken bir kitap. Birçok kişi tensellikten dolayı kitabı beğenmediğini söylüyor. 

Arka Kapak: Jasmine beyaz kısrağı ve sarı saçlarıyla bir erkeği arzudan kıvrandıracak kadar güzeldir.Ancak Kral Richard’ın üvey kardeşinin menekşe gözlü aşk çocuğu, hiçbir erkeğin onun kalbine girmesine izin vermeyeceğine dair ant içmiştir. Ta ki Jasmine bir gün kristal küresinde onun yüzünü görünceye dek: Esmer bir şövalye kollarını açmış, onu beklemektedir. Jasmine, Falcon’un hipnotize edici bakışları ve yakıcı öpücüklerinden kendini korumak için şehvete susamış bir hükümdar ve sefahat düşkünü maiyetini bile karşısına almaktan çekinmeyecektir.

Kan ve kılıçla yaşayan, tehlikeli derecede yakışıklı Falcon de Burgh bir kadınla evlenebileceğine asla ihtimal vermemektedir – ne var ki zarafeti dillere destan Jasmine’le bir kez bakışması yeterli olur.Şimdi onun söz dinlemez kalbini fethetmenin zorluğuna rağmen ona bir erkeğin bir kadına aşık olmasının harikulade yollarını öğretme hevesi içindedir. Ve şiddetli arzuları tek tek saklandığı yerden çıkmaya başlar…